|
|
İMAR KANUNU
|
|
|
Kanun Numarası : 3194
Kabul Tarihi : 3/5/1985
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 9/5/1985 Sayı: 18749
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 24 Sayfa: 378
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
Amaç:
Madde 1 - Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki
yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun
teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
Kapsam:
Madde 2 - Belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında
kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve
özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabidir.
Genel esas:
Madde 3 - Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına,
bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı
maksatlar için kullanılamaz.
İstisnalar:
Madde 4 - 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat
Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine
uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030
sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile
diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan
yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri
uygulanır.
Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat, eğitim ve savunma
amaçlı yapılar için, bu Kanun hükümlerinden hangisinin ne
şekilde uygulanacağı Milli Savunma Bakanlığı ile Bayındırlık
ve İskan Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.
Tanımlar:
Madde 5 - Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda
tanımlanmıştır.
Nazım İmar Planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına
uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral
durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel
kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin
gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı
yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve
büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve
problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama
imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen,
detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan
plandır.
Uygulama İmar Planı;tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa
kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına
göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların
yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar
uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve
diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır.
Yerleşme Alanı; imar planı sınırı içindeki yerleşik ve gelişme
alanlarının tümüdür.
İmar Adası; imar planındaki esaslara göre meydana gelen
adadır.
İmar Parseli; İmar adaları içerisindeki kadastro parsellerinin
İmar Kanunu, İmar Planı ve yönetmelik esaslarına göre
düzenlenmiş şeklidir.
Kadastro Adası; kadastro yapıldığı zaman var olan adadır.
Kadastro Parseli; kadastro yapıldığı zaman kadastro adaları
içinde bulunan mülkiyeti tescilli parseldir.
Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi
yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve
tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.
Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların
içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme
veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan,
hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır.
İlgili idare; belediye ve mücavir alan sınırları içinde
belediye, dışında valiliktir.
Bakanlık; Bayındırlık ve İskan Bakanlığıdır.
Mücavir Alan; imar mevzuatı bakımından belediyelerin kontrol
ve mesuliyeti altına verilmiş olan alanlardır.
Çevre düzeni planı;
Ülke ve bölge plan kararlarına uygun olarak konut, sanayi,
tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması
kararlarını belirleyen plandır.
(Ek:26/4/1989-3542/1 md.) Fen adamları; yapı, elektrik
tesisatı, sıhhi tesisat ve ısıtma, makine, harita-kadastro ve
benzeri alanlarda mesleki ve teknik öğrenim veren en az lise
dengi okullardan mezun olmuş veya lise mezunu olup, bir
öğretim yılı süreyle bakanlıkların açmış olduğu kursları
başarıyla tamamlamış olanlar ile 3308 sayılı Çıraklık ve
Meslek Eğitimi Kanununa göre ustalık belgesine sahip olan
elemanlardır.
Ayrıca, bu Kanunda adı geçen diğer tanımlar Bakanlıkça
hazırlanacak yönetmelikte tarif edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İmar Planları ile İlgili Esaslar
Planlama kademeleri:
Madde 6 - Planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından;
"Bölge Planları" ve "İmar Planları", imar planları ise, "Nazım
İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanır.
Uygulama imar planları, gerektiğinde etaplar halinde de
yapılabilir.
Halihazır harita ve imar planları:
Madde 7 - Halihazır harita ve imar planlarının yapılmasında
aşağıda belirtilen hususlara uyulur.
a) Halihazır haritası bulunmayan yerleşim yerlerinin halihazır
haritaları belediyeler veya valiliklerce yapılır veya
yaptırılır. Bu haritaların tasdik mercii belediyeler ve
valilikler olup tasdikli bir nüshası Bakanlığa, diğer bir
nüshası da ilgili tapu dairesine gönderilir.
b) Son nüfus sayımında, nüfusu 10.000'i aşan yerleşmelerin
imar planlarının yaptırılmaları mecburidir.
Son nüfus sayımında nüfus 10.000'i aşmayan yerleşmelerde, imar
planı yapılmasının gerekli olup olmadığına belediye meclisi
karar verir. Mevcut imar planları yürürlüktedir.
c) Mevcut planların yerleşmiş nüfusa yetersiz olması durumunda
veya yeni yerleşme alanlarının acilen kullanmaya açılmasını
temin için; belediyeler veya valiliklerce yapılacak mevzi imar
planlarına veya imar planı olmayan yerlerde
Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelik esaslarına göre uygulama
yapılır.
Haritaların alınmasına veya imar planlarının tatbikatına memur
edilen vazifeliler, vazifelerini yaparlarken 2613 sayılı
Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununun 7 nci maddesindeki
selahiyeti haizdirler.
Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması:
Madde 8 - Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında
aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini,
yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri,
faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere
hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet
Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından
meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan
kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde
kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili
belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince
onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden
itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde
bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde
planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye
meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi
onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak
planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır.
Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe
girer. Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan
yerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi
içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır,
valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde
inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki
usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili
idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler,
imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya
kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret
karşılığında isteyenlere verir.
İmar planlarında Bakanlığın yetkisi:
Madde 9 - Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ile
ilgili imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir
afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu
Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve
plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren
metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından
demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya
havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve
yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili
belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve
gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya,
değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir.
(Ek:24/11/1994 - 4046/41 md.) Belediye hudutları ve mücavir
alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış
kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan
gerekli görüş, (Belediye) alınarak Çevre İmar bütünlüğünü
bozmayacak (ek ibare: 3/4/1997 - 4232/4 md.) imar tadilatları
ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının
Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak
Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe
girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar
fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. (Ek ibare: 3/4/1997 -
4232/4 md.) ilgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde
bildirir.
Bir kamu hizmetinin görülmesi maksadı ile resmi bina ve
tesisler için imar planlarında yer ayrılması veya bu amaçla
değişiklik yapılması gerektiği takdirde, Bakanlık, valilik
kanalı ile ilgili belediyeye talimat verebilir veya gerekirse
imar planının resmi bina ve tesislerle ilgili kısmını re'sen
yapar ve onaylar.
Bakanlık birden fazla belediyeyi ilgilendiren imar planlarının
hazırlanmasında, kabul ve onaylanması safhasında ortaya
çıkabilecek ihtilafları halleder, gerektiğinde re'sen onaylar.
(Ek fıkra : 20/6/1987 - 3394/7 md.; İptal : Ana.Mah.26/9/1991
tarih ve E. 1990/38, K. 1991/32 sayılı Kararı ile.)
Kesinleşen planlar ilgili belediyelere ve valiliklere tebliğ
edilir. Bu planların uygulanması mecburidir.
Re'sen yapılan planlardaki değişiklikler de yukarıdaki
usullere tabidir.
İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali:
Madde 10 - Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden
en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar
programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının
görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının
temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına
katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten
sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına
tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir.
Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki
kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili
kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu
amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine
konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel
kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller
kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler
gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer
kanunlarla verilen haklar devam eder.
Kamuya ait gayrimenkuller:
Madde 11 - İmar planlarında; meydan, yol, park, yeşil saha,
otopark, toplu taşıma istasyonu ve terminal gibi umumi
hizmetlere ayrılmış yerlere rastlayan Vakıflar Genel
Müdürlüğüne ait gayrimenkuller ile askeri yasak bölgeler,
güvenlik bölgeleri ile ülke güvenliği ile doğrudan doğruya
ilgili Türk Silahlı Kuvvetlerine ait harekat ve savunma amaçlı
yerler hariç Hazine ve özel idareye ait arazi ve arsalar
belediye veya valiliğin teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının
onayı ile belediye ve mücavir alan sınırları içinde
belediyeye; belediye ve mücavir alan hudutları dışında özel
idareye bedelsiz terk edilir ve tapu kaydı terkin edilir.
Ancak, bu yerlerin üzerinde bina bulunduğu takdirde, arsası
hariç yalnız binanın halihazır kıymeti için takdir edilecek
bedel ödenir. Bedeli ve ödeme şekli taraflarca tespit olunur.
Bu suretle maledilen arazi ve arsalar belediye veya özel idare
tarafından satılamaz ve başka bir maksat için kullanılamaz. Bu
hususta tapu kütüğünün beyanlar hanesine gerekli şerh konur.
Bu yerlerin kullanılış şekli, yeni bir imar planıyla
değiştirilip özel mülkiyete konu olabilecek hale getirildiği
takdirde, bu yerler devir alınan idareye belediye veya özel
idarece aynı usulle iade edilir. Buna aykırı davranışı sabit
olan ilgililer şahsen sorumludur. Bu terkinler hiçbir şekilde
resim, harç ve vergiye tabi değildir.
(Değişik: 25/2/1998 - 4342/35 md.) Hazırlanan imar planı
sınırları içindeki kadastral yollar ile meydanlar, imar
planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek,
onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanma amacına
konu ve tabi olurlar.
Cephe hattı:
Madde 12 - İmar planlarında gösterilen cephe hattından önde
bina yapılamaz. Herhangi bir arsanın cephe hattının gerisinde
kalan kısmı, plan ve yönetmelik esaslarına uygun bina
inşaatına yetmiyorsa, beş yıllık imar programı içinde olup
olmadığına göre, 10 uncu maddede belirtilen müddetler
içerisinde 18 inci madde hükümleri tatbik edilmediği veya
başka bir şekilde halline imkan bulunmadığı takdirde mal
sahibinin yazılı müracaatı üzerine, bu arsanın tamamı ilgili
idarelerce kamulaştırılır.
İmar planlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler:
Madde 13 - Resmi yapılara, tesislere ve okul, cami, yol,
meydan, otopark, yeşil saha, çocuk bahçesi, pazar yeri, hal,
mezbaha ve benzeri umumi hizmetlere ayrılan alanlarda inşaata
ve mevcut bina varsa esaslı değişiklik ve ilaveler yapılmasına
izin verilmez. Ancak imar programına alınıncaya kadar mevcut
kullanma şekli devam eder.
İmar programına alınan alanlarda kamulaştırma yapılıncaya
kadar emlak vergisi ödenmesi durdurulur. Kamulaştırmanın
yapılması halinde durdurma tarihi ile kamulaştırma tarihi
arasında tahakkuk edecek olan emlak vergisi, kamulaştırmayı
yapan idare tarafından ödenir. Birinci fıkrada yazılı yerlerin
kamulaştırma yapılmadan önce plan değişikliği ile
kamulaştırmayı gerektirmeyen bir maksada ayrılması halinde ise
durdurma tarihinden itibaren geçen sürenin emlak vergisini mal
sahibi öder.
Ancak, parsel sahibi imar planlarının tasdik tarihinden
itibaren beş yıl sonra müracaat ettiğinde imar planlarında
meydana gelen değişikliklerden ve civarın özelliklerinden
dolayı okul, cami ve otopark sahası ve benzeri umumi
hizmetlere ayrılan alanlardan ilgili kamu kuruluşunca
yapımından vazgeçildiğine dair görüş alındığı takdirde, tüm
belirli çevredeki nüfus, yoğunluk ve donatım dengesini yeniden
irdeleyerek hazırlanacak yeni imar planına göre inşaat
yapılır. Bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan imar
planlarında, bahsedilen beş yıllık süre bu Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren geçerlidir.
Onaylanmış imar planlarında, birinci fıkrada yazılı yerlerdeki
arsa ve arazilerin, bu Kanunda öngörülen düzenleme ortaklık
payı oranı üzerindeki miktarlarının mal sahiplerince ilgili
idarelere bedelsiz olarak terk edilmesi halinde bu terk
işlemlerinden ayrıca emlak alım ve satım vergisi alınmaz.
İrtifak hakları:
Madde 14 - Belediye veya valilikler, imar planlarının
uygulanması sırasında, bir gayrimenkulün tamamını
kamulaştırmadan o yerin muayyen saha, yükseklikte ve
derinliğindeki kısmı üzerinde kamu yararı amacıyla irtifak
hakkı tesis edebilir.
Belediyeler veya valilikler, mümkün olan yer ve hallerde mal
sahibinin muvafakatiyle, bedelsiz irtifak hakkı verme
karşılığında, bedelsiz irtifak hakkı tesis edebilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İfraz ve Tevhid İşleri
İfraz ve tevhid:
Madde 15 - İmar planlarına göre yol, meydan, yeşil saha, park
ve otopark gibi umumi hizmetlere ayrılan yerlere rastlayan
gayrimenkullerin bu kısımlarının ifrazına veya tevhidine izin
verilmez.
İmar parselasyon planı tamamlanmış olan yerlerde yapılacak
ifraz veya tevhidin bu planlara uygun olması şarttır.
İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde
yapılacak ifrazların, asgari cephe genişlikleri ve
büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit
edilir.
İmar planı dışında kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin
edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin verilmez.
Tescil ve şüyuun izalesi:
Madde 16 - Belediye ve mücavir alan hudutları içindeki
gayrimenkullerin re'sen veya müracaat üzerine tevhid veya
ifrazı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakların
terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine uygunluğu belediye
encümenleri veya il idare kurullarınca onaylanır.
Onaylama işlemi, müracaatın belediyelere veya valiliklere
intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandırılır ve
tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir.
Tapu dairesi, tescil veya terkin işlemini bir ay içinde
sonuçlandırmak zorundadır.
Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandırılan gayrimenkullerin
sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren altı ay
içinde aralarında anlaşamadıkları veya şüyuun izalesi için,
mahkemeye müracaat edilmediği takdirde ilgili idare
hissedarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir.
Tarafların rızası veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve
arazi taksimi de yukarıdaki hükümlere tabidir.
Kamulaştırmadan arta kalan kısımlar:
Madde 17 - Belediye veya valilik, kendi malı olan veya imar
planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla,
istikameti değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl
olan sahalardan müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları,
bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle
satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı
tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle
değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle
satın almaktan imtina ederse, şüyulandırıp satmak suretiyle
imar planına uygunluğunu temin eder.
Bunlardan müstakil inşaata elverişli olanları, kamu yararı
için, belediye veya valilikçe yeri alınan şahısların
muvafakatları halinde istihkaklarına karşılık olarak bedel
takdiri ve icabında denklik temini suretiyle değiştirmeye
belediye ve valilik yetkilidir.
Ayrıca belediye veya valilikler ile şüyulu olan müstakil
inşaat yapmaya müsait bulunan imar parsellerinde, belediye
veya valilikler, hisselerini parselin diğer hissedarlarına
bedel takdiri suretiyle satmaya, ilgililer satın almaktan
imtina ederse, şüyuun izalesi suretiyle sattırmaya yetkilidir.
Bu maddeye göre bedel takdirleri ve bu bedellere itiraz
şekilleri 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre
yapılır.
Arazi ve arsa düzenlemesi:
Madde 18 - İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa
ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı
aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu
kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle
birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya
parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti
esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil
işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen
yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda
belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi
ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden
yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer
artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı"olarak
düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme
ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların
düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde otuzbeşini geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerlerin
ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil
saha, cami ve karakol gibi umumi hizmetlerden ve bu
hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarda kullanılamaz.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü
geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin
alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar
belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır.
Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının
gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan
arta kalan saha üzerinden ayrılır.
Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan
fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o
parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani
teşkil etmez.
Bu düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenleme
ortaklık payı alınanlarından, bu düzenleme sebebiyle ayrıca
değerlendirme resmi alınmaz.
Üzerinde bina bulunan hisseli parsellerde, şüyulanma sadece
zemine ait olup, şüyuun giderilmesinde bina bedeli ayrıca
dikkate alınır.
Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında
mahzur bulunmaya bir yapı, ancak bir imar parseli içinde
bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat
hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise,
birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya
birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili
parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında
başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe
bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam
olunur.
Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere
rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırılmadıkça
yıktırılamaz.
Düzenlenmiş arsalarda bulunan yapılara, ilgili parsel
sahiplerinin muvafakatları olmadığı veya plan ve mevzuat
hükümlerine göre mahzur bulunduğu takdirde, küçük ölçüdeki
zaruri tamirler dışında ilave, değişiklik ve esaslı tamir izni
verilemez. Düzenlemeye tabi tutulması gerektiği halde, bu
madde hükümlerinin tatbiki mümkün olmayan hallerde imar planı
ve yönetmelik hükümlerine göre müstakil inşaata elverişli olan
kadastral parsellere plana göre inşaat ruhsatı verilebilir.
Bu maddenin tatbikinde belediye veya valilik, ödeyecekleri
kamulaştırma bedeli yerine ilgililerin muvafakatı halinde
kamulaştırılması gereken yerlerine karşılık, plan ve mevzuat
hükümlerine göre yapı yapılması mümkün olan belediye veya
valiliğe ait sahalardan yer verebilirler.
Veraset yolu ile intikal eden, bu Kanun hükümlerine göre
şüyulandırılan Kat Mülkiyeti Kanunu uygulaması, tarım ve
hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan
hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar
planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve
parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış
vaadi sözleşmeleri yapılamaz.
Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili:
Madde 19 - İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp,
belediye ve
mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare
kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay
müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla
duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek
planlar hakkında da bu hüküm uygulanır.
Kesinleşen parselasyon planları tescil edilmek üzere tapu
dairesine gönderilir. Bu daireler ilgililerin muvafakatı
aranmaksızın, sicilleri planlara göre re'sen tanzim ve tesis
ederler.
Bir parsel üzerinde birden fazla bina ve tesislerin yapımı
gerektiğinde
(Kooperatif evleri, siteler, toplu konut inşatı gibi) imar
parselasyon planları ifraza gerek kalmadan bu ihtiyacı
karşılayacak şekilde düzenlenir veya değiştirilir ve burada,
talep halinde, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Yapı ve Yapı ile İlgili Esaslar
Yapı:
Madde 20 - Yapı:
a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan
arazi, arsa veya parsellerde,
b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla
beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis
veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile,
İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak
yapılabilir.
Yapı ruhsatiyesi:
Madde 21 - Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26
ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya
valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da
yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız
bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa
ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.
Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere,
doğrama, döşeme ve
tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile
çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun
olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak
imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru
etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi
değildir.
Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine
göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde
etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının
malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme
tabidir.
Ruhsat alma şartları:
Madde 22 - Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik
(....)1 bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince
dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai
hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje,
statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve
hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi
gereklidir.
Belediyeler veya valiliklerce (....) ruhsat ve ekleri
incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden
itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.
Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden
itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve
yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar
giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç
onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.
Geliştirme alanlarında yapı ruhsatı:
Madde 23 - İskan hudutları içinde olup da, imar planında
beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda her ne şekilde
olursa olsun, yapı izni verilebilmesi için;
a) Bu sahaların imar planı esaslarına ve yönetmelik
hükümlerine uygun olarak parselasyon planlarının belediye
encümeni veya il idare kurulunca tasdik edilmiş bulunması,
b) Plana ve bulunduğu bölgenin şartlarına göre yollarının, pis
ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt yapısının yapılmış
olması,
Şarttır.
Ancak, bunlardan parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla
beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik alt
yapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni
halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak
yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve
yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik alt
yapı bedelini % 25 peşin ödeyip geri kalan % 75 ini alt yapı
hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç
altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere de yapı ruhsatı
verilir. Kanalizasyon tesisinin yapı bitirilip kullanılmaya
başlanacağı tarihe kadar yapılmaması halinde, fosseptik veya
benzeri geçici bir tesis yaptırılması yoluna gidilir. Bu
yapılmadığı takdirde yapıya kullanma izni verilemez. Ana tesis
yapıldığında yapı sahibi veya sahipleri lağım ayaklarını bu
tesise bağlamaya mecburdurlar.
Toplu mesken alanlarında, ilgili şahıs veya kurumlarca ilgili
idarenin izni ile bütünü inşa ve ikmal edilen teknik
altyapının iki tarafındaki diğer parsellerin sahiplerinden,
kendi parsellerine isabet eden bedel alınmadıkça, kendilerine
yapı ruhsatı verilmez.
Toplu mesken alanlarında altyapı tesisleri belediyelerce
onaylı projesine
göre ilgili şahıs veya kurumlarınca yapılmışsa belediyece
altyapı hizmetleri nedeniyle hiçbir bedel alınmaz.
Alınan bu paralar teknik altyapıyı yaptıranlara veya bu
meblağı önceden ilgili idareye ödeyenlere aynen geri verilir.
Şu kadar ki, bir yolun iki tarafındaki parsel sahipleri bahis
konusu yol bedellerini ve bir kanalizasyon şebekesinden
istifade eden veya etmesi gereken parsel sahipleri teknik
altyapı bedellerini ilgili idareye vermedikçe ilgili idarenin
bu tesisleri inşa ve ikmali mecburiyeti yoktur.
Mevcut binalarda esaslı değişiklikler ve ilaveler yapılması da
bu madde hükümlerine bağlı olmakla beraber, bunların tamirleri
için yukarıdaki şartlar aranmaz.
Bu maddenin tatbikinde 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümleri tatbik olunur. Tatbikatla
ilgili diğer hususlar imar yönetmeliğinde belirtilir.
İmar planları ilke kararları ile yoğunluk ve yapı düzeninde
düzeltme ve yenileme getirilen yerleşik alanlardaki uygulamada
mevcut şehirsel teknik ve sosyal altyapının tevsii ya da
yenilenmesi gereken durumlarda, şehirsel hizmetlerin yerine
getirilmesi ile ilgili olarak kanunlarda belirtilen katılma
payları bu hizmetlerden yararlanacak arsa, yapı ya da bina
sahiplerinden usulünce alınır.
İmar planlarında meskün saha olarak belirtilen yerlerde ise,
gayrimenkul sahiplerince pis su mecralarının, yapının
bulunduğu sokaktaki lağım şebekesine veya varsa umumi
fosseptiğe bağlanması, lağım şebekesi veya umumi fosseptik
olmayan yerlerde mahalli ihtiyaç ve vesaite göre ilgili
idarece verilecek esaslar dahilinde gayrimenkulün içinde,
lüzumlu tesisatın yapılması mecburidir. Bu bağlantılar mal
sahibi tarafından ilgili idarece yapılacak tebligatla
verilecek müddet zarfında yaptırılmadığı takdirde ilgili idare
tarafından yıktırılır.
Yeminli serbest mimarlık ve mühendislik bürolarının kuruluşu,
yetki alanları ve sorumlulukları:
Madde 24 - (İptal:Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K.
1986/29 sayılı kararı ile.)
Yeminli serbest mimarlık ve mühendislik bürolarının
sınıflandırılması:
Madde 25 - (İptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11,
K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Kamuya ait yapı ve tesisler ile sanayi tesislerinde ruhsat:
Madde 26 - Kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılacak veya
yaptırılacak yapılara, imar planlarında o maksada tahsis
edilmiş olmak, plan ve mevzuata aykırı olmamak üzere mimari,
statik, tesisat ve her türlü fenni mesuliyeti bu kamu kurum ve
kuruluşlarınca üstlenilmesi ve mülkiyetin belgelenmesi
kaydıyla avan projeye göre ruhsat verilir.
Devletin güvenlik ve emniyeti ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin
harekat ve savunması bakımından gizlilik arz eden yapılara;
belediyeden alınan imar durumuna, kat nizamı, cephe hattı,
inşaat derinliği ve toplam inşaat metrekaresine uyularak
projelerinin kurumlarınca tasdik edildiği, statik ve tesisat
sorumluluğunun kurumlarına ait olduğunun ilgili belediyesine
veya valiliklere yazı ile bildirdiği takdirde, 22 nci maddede
sayılan belgeler aranmadan yapı ruhsatı verilir.
(Üçüncü fıkra iptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11,
K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Ruhsata tabi olmayan yapılar ve uyacakları esaslar:
Madde 27 - (Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralar iptal: Ana. Mah.
11/12/1986 tarih ve E. 1985/11 K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Belediye ve mücavir alanlar dışında köy nüfusuna kayıtlı ve
köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında
ve mezralarda yaptıracağı konut, hayvancılık veya tarımsal
amaçlı yapılar için inşaat ve iskan ruhsatı aranmaz. Ancak
yapının fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve muhtarlıktan
izin alınması gerekir.
Fenni mesuller ve mesuliyetleri ile müteahhit sicilleri:
Madde 28 - Yapının fenni mesuliyetini üzerine alan meslek
mensupları yapıyı ruhsat ve eklerine uygun olarak yaptırmaya,
ruhsat ve eklerine aykırı yapılması halinde durumu üç iş günü
içinde ruhsatı veren belediyeye veya valiliklere (...........)
bildirmeye mecburdurlar. Bu ihbar üzerine 32 nci maddeye göre
işlem yapılır.
Yapının nev'ine, ehemmiyetine ve büyüklük derecesine göre
proje ve eklerinin tanziminin ve inşaatın kontrolünün 38 inci
maddede belirtilen meslek mensuplarına yaptırılması
mecburidir.
Yapının, fenni mesuliyetini üzerine almış olan meslek mensubu,
bu vazifeden çekildiği takdirde, tatil günleri hariç, üç gün
içinde, mucip sebepleriyle birlikte keyfiyeti yazılı olarak
ilgili idareye bildirmekle mükelleftir, aksi takdirde kanuni
mesuliyetten kurtulamaz.
Fenni mesulün herhangi bir sebeple istifası halinde istifa
tarihinden önce yapılan işlerde sorumluluğu devam eder.
Fenni mesuliyeti üzerine alanın istifa veya ölümü halinde
başka bir meslek mensubu fenni mesuliyeti deruhte etmedikçe
yapının devamına müsaade edilmez.
Belediye ve mücavir alan sınırları içinde özel inşaat yapan
müteahhitlerin sicilleri belediyelerce, bu hudutlar dışında
özel inşaat yapanların sicilleri de valiliklerce tutulur.
Ruhsat müddeti:
Madde 29 - Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren
iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya
başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle
birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat
hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması
mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır.
Ruhsat yenilenmesi ve plan tadili sırasında ayrıca harç
alınmaz. Ancak inşaat sahasında artış, bağımsız bölümlerin
brüt alanında veya niteliğinde değişme olması halinde yeniden
hesaplanacak harçtan evvelce ödenen harç tutarı, tenzil
edilir. Yeni durumda hesaplanan harç tutarında azalma olması
halinde iade yapılmaz. Diğer kanunlardaki muafiyet hükümleri
saklıdır.
Ruhsat ve eklerinin yapı yerinde bulundurulması mecburidir.
Yapı kullanma izni:
Madde 30 - Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen
kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu
kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren
belediye, valilik (...) bürolarından; 27 nci maddeye göre
ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen
kullanılabilmesi için ise ilgili belediye ve valilikten izin
alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının
ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen
bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir.
Belediyeler, valilikler (...) mal sahiplerinin müracaatlarını
en geç
otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde
bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının
kullanılmasına izin verilmiş sayılır. (...)2
Bu maddeye göre verilen izin yapı sahibini kanuna, ruhsat ve
eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı
gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de
kurtarmaz.
Kullanma izni alınmamış yapılar:
Madde 31 - İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği
tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin
alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden
ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni
alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.
Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan
yapılar:
Madde 32 - Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan
yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya
başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı
ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı
veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine,
belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit
edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı
sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda
muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi,
yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak,
belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş
olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu,
inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe
kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya
ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu
kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve
masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:
Madde 33 - İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş
yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre
kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18
inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı
izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere
ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen
parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı
yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine
belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı
tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir
ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.
Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni
verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu
kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat
inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla
birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık
müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.
Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen
bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler
yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat
yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri
toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu
maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi
kabul olunur.
Plan tatbik olunurken, muvakkat inşaat veya tesisler
yıktırılırlar. On yıllık muvakkatlık müddeti dolduktan sonra
veya on yıl dolmadan yıktırılması veya kamulaştırılması
halinde muvakkat bina ve tesislerin 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanunu hükümlerine göre takdir olunacak bedeli sahibine
ödenir.
İnşaat, tamirat ve bahçe tanzimi ile ilgili tedbirler ve
mükellefiyetler:
Madde 34 - İnşaat ve tamiratın devamı ve bahçelerin tanzim ve
ağaçlandırılması sırasında yolun ve yaya kaldırımlarının,
belediye veya valiliklere ve komşulara ait yerlerin işgal
edilmemesi ve buralardaki yeraltı ve yerüstü tesislerinin
tahrip olunmaması ve bunlara zarar verilmemesi, taşıt ve
yayaların gidiş ve gelişinin zorlaştırılmaması, yapı, yol
sınırına üç metre ve daha az mesafede yapıldığı takdirde her
türlü tehlikeyi önleyecek şekilde yapı önünün tahta perde veya
münasip malzeme ile kapatılması ve geceleri aydınlatılması,
mecburidir.
Yapı, yol kenarına yapıldığı takdirde ilgili idarece takdir
edilecek zaruri hallerde yaya kaldırımlarının bir kısmının
işgaline yayalar için uygun geçiş sağlamak ve yukardaki
tedbirler alınmak şartıyla müsaade olunabilir.
Bu gibi hallerde mülk sahibi veya inşaatı deruhte eden kişi
veya kuruluşun sahipleri gelip geçenlere zarar vermeyecek ve
tehlikeyi önleyecek tedbirleri alırlar.
Zemin katlarda, dükkan yapılmasına müsaade edilen yapılarda,
yaya kaldırımı ile aynı seviyedeki ön bahçeleri yayaya açık
bulundurulacak, yayaların can emniyetini tehlikeye düşürecek
duvar ve manialar yapılamaz.
Bu gibi yerlerde ve parsel hudutlarına merdiven yapılması
zaruri hallerde rıht yüksekliği 0,15 metreden fazla olamaz.
Bina ön cephe hattı ile yol arası ve tabii zeminin kazılması:
Madde 35 - Binaların zemin seviyesi altında kat kazanmak
maksadıyla, bina cephe hattından yola kadar olan kısımda,
zeminin kazılarak yaya kaldırımının seviyesinin altına
düşürülmesine müsaade edilmez.
Her ne sebeple olursa olsun evvelce ön bahçeleri yaya
kaldırımı seviyesinden 0.50 metreden daha aşağıda teşekkül
etmiş bulunan binalarla bu gibi arsaların sahipleri, gelip
geçenlerin emniyetini temin etmek üzere, yol kenarına
yönetmelikle belirtilen veya civarın karakterine göre ilgili
idarece tespit edilen şekilde bahçe duvarı veya parmaklık
yapmaya ve gereken emniyet tedbirlerini almaya mecburdurlar.
Kapıcı daireleri ve sığınaklar:
Madde 36 - Kapıcı dairesi ve sığınak ayrılması mecburiyeti
olan binalarda, bu dairelerin yönetmelikte belirtilen şart ve
ölçüleri havi bulunması lazımdır.
Kapıcı daireleri anabina içinde olabileceği gibi, nizamlara,
fen ve sağlık şartlarına aykırı yapılmamak, brüt 40
metrekareyi geçmemek şartı ile bahçenin herhangi bir yerinde
veya müştemilat binaları içerisinde de tertiplenebilir.
Bekçi, bahçevan, kaloriferci gibi müstahdemin ikametine yer
ayrılması halinde bu yerlerde de aynı şartlar aranır. 29 ve 30
uncu maddelerdeki hükümler bu maddede sözü geçen daireler
hakkında da uygulanır.
Nerelerde ve hangi binalarda kapıcı dairesi ve sığınak
ayrılması gerektiği imar yönetmeliklerinde gösterilir.
Otoparklar:
Madde 37 - İmar planlarının tanziminde planlanan beldenin ve
bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçlar gözönünde tutularak
lüzumlu otopark yerleri ayrılır.
Otopark ihtiyacı bulunan bina ve tesislere lüzumlu otopark
yeri tefrik edilmedikçe yapı izni, otopark tesis edilmedikçe
de kullanma izni verilmez.
Kullanma izni alındıktan sonra otopark yeri, plana ve
yönetmelik hükümlerine aykırı olarak başka maksatlara tahsis
edilemez. Bu fıkra hükmüne aykırı hareket edildiği takdirde
ilgili idarece yapılacak tebligat üzerine en geç üç ay
içerisinde bu aykırılık giderilir. Mülk sahibi tebligata
rağmen müddeti içerisinde gerekli düzeltmeyi yapmaz ise,
belediye encümeni veya il idare kurulu kararı ile bu hizmet
ilgili idarece yapılır ve masrafı mal sahibinden tahsil
edilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Halihazır haritaların, imar planlarının ve yapı projelerinin
hazırlanması ve uygulanması:
Madde 38 - Halihazır harita ve imar planlarının hazırlanması
ve bunların uygulanmasının fenni mesuliyetini; uzmanlık,
çalışma konuları ve ilgili kanunlarına göre, mühendisler,
mimarlar, şehir plancıları deruhte ederler.
(Değişik: 26/4/1989 - 3542/2 md.) Yapıların, mimari, statik ve
hertürlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve
bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesuliyetleri, uzmanlık
konularına ve ilgili kanunlarına göre mühendisler, mimarlar
ile görev, yetki ve sorumlulukları yönetmelikle düzenlenecek
olan fen adamları deruhte ederler.
Yıkılacak derecede tehlikeli yapılar:
Madde 39 - Bir kısmı veya tamamının yıkılacak derecede
tehlikeli olduğu belediye veya valilik tarafından tespit
edilen yapıların sahiplerine tehlike derecesine göre bunun
izalesi için belediye veya valilikçe on gün içinde tebligat
yapılır. Yapı sahibinin bulunmaması halinde binanın
içindekilere tebligat yapılır. Onlar da bulunmazsa tebligat
varakası tebliğ yerine kaim olmak üzere tehlikeli yapıya
asılır ve keyfiyet muhtarla birlikte bir zabıtla tespit
edilir.
Tebligatı müteakip süresi içinde yapı sahibi tarafından tamir
edilerek veya yıktırılarak tehlike ortadan kaldırılmazsa bu
işler belediye veya valilikçe yapılır ve masrafı % 20 fazlası
ile yapı sahibinden tahsil edilir.
Alakalının fakruhali tevsik olunursa masraf belediye veya
valilikçe bütçesinden karşılanır. Tehlike durumu o yapı ve
civarının boşaltılmasını icabettiriyorsa mahkeme kararına
lüzum kalmaksızın zabıta marifetiyle derhal tahliye ettirilir.
Kamunun selameti için alınması gereken tedbirler:
Madde 40 - Arsalarda, evlerde ve sair yerlerde umumun sağlık
ve selametini ihlal eden, şehircilik, estetik veya trafik
bakımından mahzurlu görülen enkaz veya birikintilerin, gürültü
ve duman tevlideden tesislerin hususi mecra, lağım, çukur,
kuyu; mağara ve benzerlerinin mahzurlarının giderilmesi ve
bunların zuhuruna meydan verilmemesi ilgililere tebliğ edilir.
Tebliğde belirtilen müddet içinde tebliğe riayet edilmediği
takdirde belediye veya valilikçe mahzur giderilir; masrafı %
20 fazlasiyle arsa sahibinden alınır veya mahzur tevlit
edenlerin faaliyeti durdurulur.
Arsaların yola bakan yüzleri:
Madde 41 - Belediyeler veya valiliklerce belirli yollar
üzerinde mahzurlu bina bulunan veya binasız arsaların yola
bakan yüzlerinin tayin edilen tarzda kapatılmasına karar
vermeye selahiyetlidir. Bu takdirde gayrimenkulün sahipleri,
belediye veya valilikçe verilen müddet içinde bu yerleri
kapatmaya mecburdurlar. Bu mükellefiyete uyulmaması halinde
belediye veya valilikçe gereği yapılarak masrafı arsa
sahibinden tahsil edilir.
Ceza hükümleri:
Madde 42 - Ruhsat alınmadan veya ruhsat veya eklerine veya
imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının yapı sahibine ve
müteahhidine, istisnalar dışında özel parselasyon ile hisse
karşılığı belirli bir yer satan ve alana 500 000 TL.' dan 25
000 000 liraya kadar para cezası verilir. Ayrıca fenni mesule
bu cezaların 1/5'i uygulanır.
Birinci fıkrada belirtilen fiiller dışında bu Kanunun 28, 33,
34, 39 ve 40 ıncı maddeleri ile 36 ncı maddenin üçüncü
fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen mal
sahibine, fenni mesule ve müteahhide 500 000 TL.'dan 10 000
000 liraya kadar para cezası verilir.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiillerin tekrarı
halinde para cezaları bir katı artırılarak verilir.
Yukarıdaki fıkralarda gösterilen cezalar, ilgisine göre
doğrudan doğruya belediyeler veya en büyük mülki amir
tarafından verilir.
Bu cezalara karşı cezanın tebliğinden itibaren yedi gün içinde
sulh ceza mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, zaruret
görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak
sonuçlandırılır. İtiraz üzerine verilen karar kesindir.
İlgili idarenin Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla sulh ceza
mahkemesine başvurması üzerine, bu mahkemelerce ayrıca,
yukarıdaki fıkralara göre ceza verilenfenni mesuller ve
müteahhitler hakkında bir yıldan beş yıla kadar meslekten men
cezasına da hükmolunur.
Bu husustaki mahkeme kararları ilgili idarelerce Bakanlığa ve
meslek mensubunun bağlı olduğu meslek teşekkülüne bildirilir.
Bu maddeye göre belediyelerce verilen cezalar dolayısıyla
tahsil olunan paralar belediye bütçesine irad kaydolunur.
Yürürlükten kaldırılan hükümler:
Madde 43 - a) 9/7/1956 tarih ve 6785 sayılı İmar Kanunu ve
1605 sayılı Kanun ile ek ve değişiklikleri,
b) 11 Ocak 1963 tarih ve 141 sayılı Bursa Merkez İlçesindeki
Gedik ve Zeminlerin Tasfiyesine Dair Kanun,
c) 28/5/1928 tarih ve 1351 sayılı Kanun (menkul ve
gayrimenkulleri, varsa iştirakleri, bütçesi, gelirler ve
personelin özlük hakları ile birlikte Ankara Büyük Şehir
Belediye Başkanlığına bağlanır.)
d) 3/6/1937 tarih ve 3196 sayılı Kanun,
e) 18/1/1966 tarih ve 710 sayılı Kanun,
İle diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri yürürlükten
kaldırılmıştır.
Yönetmelik:
Madde 44 - I - a) Enerji, sulama, tabii kaynaklar, ulaştırma
ve benzeri hizmetlerle ilgili tesisler ve müştemilatından
hangileri için ruhsat alınmayacağı,
b) İmar planlarında okul, cami, sağlık, spor, sosyal ve
kültürel tesisler
ile kamu kuruluşlarının yapıları için ayrılacak yerler ve bu
konu ile ilgili diğer hususlar,
c) Arazi ve arsa düzenlemesinin uygulanma şekil ve şartları,
d) Ruhsata tabi olmayan yapılarda uyulacak esaslar,
e) Müteahhit sicillerinin şekil ve şartları,
f) İmar planı yapımı ve değişiklikleriyle ilgili kriterlerin
tespiti ve imarla ilgili diğer hususlar,
g) İmar planlarında parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde
yapılacak ifrazların asgari cephe genişlikleri ve
büyüklükleri,
h) (İptal: Ana. Mah. 11/12/1986 tarih ve E. 1985/11, K.
1986/29 sayılı Kararı ile.)
i) Yerleşme alanlarıyla ilgili genel esaslar,
j) Halihazır harita alımı ve imar planlarının yapımını
yükümlenecek müellif ve müellif kuruluşların ehliyet
durumlarının yeniden düzenlenmesine ait esaslar,
Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.
II - (Değişik: 26/4/1989 - 3542/3 md.) 38 inci maddede sayılan
mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları dışında kalan fen
adamlarının görev, yetki ve sorumlulukları, ilgili Bakanlıklar
ile Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (T.M.M.O.B.) ve Yüksek
Öğrenim Kurumunun görüşleri alınarak Bakanlık ve Milli Eğitim
Bakanlığınca birlikte çıkarılacak yönetmelik ile tespit
edilir.
III - Otopark ayrılması gereken bina ve tesisler ile diğer
hususlar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikte tespit edilir.
Otopark yapılmasını gerektiren bina ve tesislerin neler
olduğu, otopark ihtiyacının miktar, ölçü ve diğer şartları ile
bu ihtiyacın nasıl tespit olunup giderileceği ise, bu
yönetmelikte belirtilir.
Mücavir alan:
Madde 45 - Mücavir alan sınırları belediye meclisi ve il idare
kurulu kararına dayanarak vilayetlerce Bakanlığa gönderilir.
Bakanlık bunları inceleyerek aynen veya değiştirerek tasdik
etmeye veya değiştirilmek üzere iadeye yetkilidir
Mücavir alanın ilgili belediye sınırına bitişik olması
gerekmez. Ayrıca, bu alanlar köyleri de ihtiva edebilir.
Mücavir alandan çıkarılma da aynı usule tabidir. Bakanlık
gerekli gördüğü hallerde mücavir alana alma ve çıkarma
hususunda resen karar verebilir.
ALTINCI BÖLÜM
2960 Sayılı Boğaziçi Kanunu ile İlgili Hükümler
Madde 46 - Bu Kanunla 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 6 ncı
maddesine göre kurulan organlar kaldırılmıştır. Bu
kuruluşların görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilen
çerçeve dahilinde İstanbul Büyük Şehir ve ilgili İlçe Belediye
Başkanlıklarınca yürütülür.
Şöyle ki: 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2 nci maddesinde
belirlenen ve 22/7/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi
alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm"
bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye
Başkanlığınca, "gerigörünüm" ve "etkilenme" bölgelerindeki
uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır.
Madde 47 - 48 - (Bu maddeler 18/11/1983 tarih ve 2960 sayılı
Boğaziçi Kanununun 3 üncü maddesinin "f" ve "g" bentleri ile
10 uncu maddesinin değiştirilmesi ile ilgili olup mezkür
kanundaki yerlerine işlenmişlerdir.)
Ek Madde 1 - (Ek:30/5/1997 - KHK-572/1 md.)
Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir
kılınması için, imar planları ile kentsel,sosyal,teknik
altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları
Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur.
Ek Madde 2-(Ek:31/7/1998-4380/1 md.)
İmar planlarının tanziminde, planlanan beldenin ve bölgenin
şartları ile müstakbel ihtiyaçları gözönünde tutularak lüzumlu
cami yerleri ayrılır.
İl, ilçe ve kasabalarda müftünün izni alınmak ve imar
mevzuatına uygun olmak şartıyla cami yapılabilir.
Cami Yeri,imar mevzuatına aykırı olarak başka maksatlara
tahsis edilemez.
YEDİNCİ BÖLÜM
Geçici Hükümler ve Yürürlük, Yürütme
Yapıların amacında kullanılması:
Geçici Madde 1 - Herhangi bir sahada bulunan ve 2981 sayılı
Kanunun yürürlüğünden sonra yapılan yapılar bölgesinin
teşekkül şartlarına, imar planı esaslarına ve yönetmelik
hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz. Bu gibi
yapılar Kanunun yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde inşa
ettirenlerce eski şekline getirilir. Aykırılık bu süre sonunda
düzeltilmezse Belediye veya valilikçe yapılır veya yaptırılır
ve masrafı % 20 fazlası ile yapı sahibinden tahsil edilir.
Başka amaçla kullanılan otopark yerleri:
Geçici Madde 2 - Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yapı
kullanma izni alınıp, ruhsat ve eklerine aykırı olarak başka
maksatlara tahsis edilmiş ve 2981 sayılı Kanun kapsamına
girmeyen otopark yerlerinden otopark yönetmeliğine göre
otopark tahsisi gerekenleri hakkında 37 nci maddenin son
fıkrasına göre işlem yapılır.
Önce verilen ruhsat ve izinler:
Geçici Madde 3 - Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce imar
planı ve mevzuatına uygun olarak verilen ruhsat ve izinler
geçerlidir.
Müşterek giriş:
Geçici Madde 4 - Kanunun yürürlüğe girmesinden önce tapuda
müşterek giriş olarak tescil edilip fiilen kamu tarafından yol
olarak kullanılan tapu kaydı yol olarak terkin edilmeyen
gayrimenkullerin imar planında kamu hizmet ve tesislerine
ayrılanları belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediye
encümeni dışında ise il idare kurulu kararı ile muvafakat
aranmaksızın imar planındaki tahsis amacına uygun olarak
tapuda terkin edilir.
Örfü belde, paftos:
Geçici Madde 5 - Belediye hudutları ve mücavir sahalar içinde
veya dışında bulunan gedik ve zeminler (örfü belde-paftos)
tamamen yıkılıp yok olarak (müntafi ve münhedim) varlıklarını
kaybedip, kaybetmediklerine bakılmaksızın bu Kanun hükümlerine
göre tasfiye olunurlar.
Tasfiyeye tabi tutulan taşınmaz mallardaki zemin hakları
bedele çevrilmiştir.
Zemin hakkı bedeli, ait olduğu taşınmaz malın zemine ait son
emlak vergi değerinin 1/5'idir. Bu şekilde belirlenecek zemin
hakkı bedeli, tapu idaresince gedik sahibinin müracaatı
halinde zemin hakkı sahibi adına emaneten milli bir bankaya
yatırılır. Müracaat edilmediği takdirde zemin sahibi lehine
kanuni ipotek tesis edilir.
Zemin hakkı bedelinin 1/4'ü peşin, bakiyesi en geç üç yıl
içinde yıllık eşit taksitlerle ödenir ve bu bedele bankaca
vadesiz mevduat faizi uygulanır. Peşin miktar ve taksitler 40
000 TL. dan az olamaz. Bu işlemlerden sonra tapu sicilinde
gerekli terkin ve tashihler resen yapılır.
Bankaya emaneten yatırılan veya ipotekle temin edilen zemin
hakkı bedeli üzerindeki iddialar genel hükümlere tabidir.
Geçici Madde 6 - 2981 sayılı Kanuna göre düzenlenmiş ve tasdik
edilmiş olan ıslah imar planlarının uygulanmasında, inşaat
ruhsatı verilmesine ilişkin şart ve şekilleri tespite,
belediye ve mücavir alanlar içinde belediyeler, dışında
valilikler yetkilidir.
Geçici Madde 7 - (Birinci fıkra iptal: Anayasa Mah. nin
11/12/1986 tarih ve E. 1985/11 K. 1986/29 sayılı Kararı ile.)
Boğaziçi alanında mevcut çekme katlar aynı gaberi içinde
kalmak şartı ile tam kata iblağ edilir. Ancak teras kullanma
hakkı daha önce tapuya tescil edilmemiş olan çatı katı
malikleri emlak vergisi için beyan edilen daire bedelinin
daire metrekaresine bölünerek bulunan bir metrekare değerinin
kazanılan alan ile çarpımı sonucu bulunan değeri hisse
nisbetlerine göre diğer kat maliklerine öder. Kendileri
bulunmadıkları takdirde bu bedel isimlerine milli bir bankaya
yatırılır.
Yönetmeliklerin çıkarılma süresi:
Geçici Madde 8 - Bu Kanunun uygulanmasını gösteren
yönetmelikler Kanunun yayımından itibaren en geç 6 ay içinde
çıkarılır.
Geçici Madde 9 - (Ek: 30/5/1997 - KHK-572/2 md.)
Bu Kanunun Ek 1 inci maddesinde öngörülen düzenlemelerin
yapılmış ve yapılacak altyapı alanlarında ve yapılarda
gerçekleştirilmesi için, imar yönetmelikleri ve kamu binaları
ile ilgili mevzuatta 1/6/1998 tarihine kadar Bayındırlık ve
İskan Bakanlığı tarafından gerekli değişiklikler yapılır.
Yürürlük:
Madde 49 - Bu Kanunun 43/b, c, d, e; 46; 47 ve 48 inci
maddeleri ile geçici 7 nci maddesi yayımı tarihinde; diğer
maddeleri yayımını takiben 6 ay sonra yürürlüğe girer.
Yürütme:
Madde 50 - Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
3194 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE
Kanun Yürürlüğe
No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler giriş tarihi
--------- --------------------------
3394 --- 30/6/1987
3542 --- 4/5/1989
4046 --- 27/11/1994
4232 --- 8/4/1997
KHK-572 --- 6/6/1997
4342 --- 28/2/1998
4380 --- 2/8/ |
|
|

|
|
|
|
|
|
|
TAPU İŞLEMİNDE ESAS DEĞER
SATIN ALINAN GAYRİMENKULÜN TAPU VE
EMLAK VERGİSİ DEĞERİ
Gayrimenkullerin alım satım işlemleri
sırasında, satış değerinin kaç YTL. beyan edilmesi gerektiği, hem
tapu harcına esas değerin belirlenmesi hem de
değer artışı kazancının hesabı yönünden önem
taşımaktadır.
Gayrimenkul alım- satımlarında tapu harcı;
emlak değereinden az olmamak üzere, alım satım sırasında, alıcı ve
satıcı tarafındanbeyan edilen değer üstünden, binde 15
oranında alıcı ve satıcı adına ayrı ayrı
hesaplanmaktadır.( harçlar kanunu , 4 sayılı tarife 1/20-a )
Gayrimenkul satış işlemi 4 yıl içinde
yapıldığında ve elde eldilen kazanç; 13.000 YTL'yi aştığında
"değer artış kazancı " kapsamında gelir vergisi
tabi tutulmaktadır.Satış sırasında tapuda gösterilen değer ,gelir
vegisine tabi tutulacak kazancın hesabında gayri safi hasılat
olarak dikkate alındığında , tapuda gösterilen değer gelir vergisi
açısından son derece önemli bulunmaktadır.Gayrimenkul
satışlarından elde edilen kazancın 2004'te 12 milyar TL. , 2005 'te
de 13 bin YTL'lik istisna sınırını aşması surumunda, elde edilen
gelirin beyan edilmesi gerekmektedir.
Satış bedelinin ,emlak vergisi deyerinden,düşük
gösterilmesi halinde, eksik harç ödenmiş olacak.Daha sonra emlak
vergisi değerinden düşük değer beyan eder,eksik harç ödendiğinin
tespit edilmesi halinde, eksik ödenen harç Vergi Usul Kanunu
hükümlerine göre hesaplanacak vergi ziya cezasının, yüzde 25'i
oranında vergi ziya cezası uygulanmak sureti ile tahsil edilecek (
harçlar kanunu mad. 63 ) . Ayrıca, süresinde ödenmeyen harç için,
normal ödeme tarihi ( tapu işlem tarihi ) ile ceza ihbarnamesinin
düzenlendiği tarih arasında geçenn süre için Vergi Usul Kanunu'nun
112. maddesine göre gecikme faizi hesaplanacak.
Tapu ve kadastro harcı,,vergi değeri ile
mükellef tarafından beyan edilmiş olan değerden yüksek
olanı üzerinden hesaplanır.
Ancak, uygulamada gerek gayrimen Piyasasında
süre gelen durgunluk vr gerekse amlak vergisi mevzuatında yapılan
düzenlemeler sonucunda gayrimenkulün gerek satış bedelinin emlak
vergisi değerinin altında kaldığına sıklıkla rastlanmaktadır.Bu
durum , tapu harcı hesabında mükellefler ayrı ayrı binde
15 oranında harcı, yüksek olan değer üzerinden
öderler.Bir başka ifadeyle, gerçek satış bedeli emlak vergisi
değerinin altında kalsa bile, tapu harcı yine daha yüksek olan
emlak vergi değeri esas alınarak hesaplanacaktır.
Bununla birlikte satış bedeli aynı zamanda
GVK'nın mükerrer 80. maddesinin 6. bent hükmüne göre değer
artış kazancının da tespitine esas teşkil
edecektir. Dolayısıyla, mükelleflerin gerçek
kazançlarının üzerinde bir kazanç üzerinden gelir vergisi
ödemek durumunda kalmamaları için tapu senedinde mutlaka gerçek
alım-satım değerinin de yer almasını talep etmelerinde yarar var.
Nitekim, Maliye Bakanlığınca Tapu ve Kadastro
Genel Müdürlüğü'ne 24.02.1999 Tarih ve 6604 sayılı özelgede;
"... Tapu harcının devir ve iktisap
bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi tarhına esas olan değer
üzerinden, devir ve iktisap bedelinin emlak vergisi tarhına esas
olan esas olan değerden fazla olması halinde ise devir ve iktisap
bedeli üzerinden alınması gerekir.
Ancak, devir ve iktisap bedelinin emlak
vergisi tarhına esas olan değerden az olması halinde ve
ilgililerin ( satıcıların ) talebi üzerine bu değerin de tapu
senedinde ayrıca gösterilmesi mümkün bulunmaktadır."
denilmektedir.
Mükelleflerin gelir vergisi açısından cezalı
duruma düşmeleri için, alım-satım değerinin emlak vergisi
değerinden düşük olması halinde,düzenlenen resmi senede, harca
esas değerin yanında , gerçek satış değerini de yazdırmalarında
yarar vardır.
EMLAK VERGİSİ DEĞERİ
Satın alınan gayrimenkulün, emlak
vergisimükellefiyeti izleyen yıldan itibaren başlar. Alıcı,
gayrimenlulü aldığı yıl için emlak vergisi ödemez.
Ancak, yıl içinde satın alınan gayrinemkul
için, yıl sonuna kadar, yılın son üç ayı içinde
satın alınan gayrimenkuller için de satın alma tarihinden itibaren
" üç ay içinde "ilgili belediyeye "emlak vergisi bildirimi
" verilmesi gerekir.
Ödenecek olan emlak vergisi ise, gayrimenkulün
tapudamgösterilen değeri üzerinden değil, " emlak vergisi
asgari değeri " üzerinden hesaplanır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan da farkedeceği
gibi, gayrimenkul alım- satımında , alım- satım değeri kaç YTL.
ise tapu harcıda o değer özerinden ödenir.Ancak, gösterilen
değerin, emlak vergisi asgari değerinden düşük olması durumunda;
tapu harcına, emlak vergisi asgari değeri esas alınır.Alım-satım
değerinin,emlak vergisi değerinden düşük olduğu durumlarda,
ilgililerin talebi üzerine,gerçek satış değeri, tapu harcına
yazılabilir.
Satın alınan gayrimenkulün emlak vergisi ise,
asgari emlak vergisi değeri üzerinden hesaplanır.
|
|
KAT MÜLKİYETİ KANUNU
|
|
|
Kanun Numarası : 634
Kabul Tarihi : 23/6/1965
Yayımlandğı R. Gazete : Tarih: 2/7/1965 Sayı: 12038
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 4 Sayfa: 2932
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Hükümler
A) Kat mülkiyeti ve kat irtifakı:
I-Genel kural:
Madde 1 - Tamamlanmış bir yapının kat, daire, iş bürosu,
dükkan,mağaza, mahzen, depo gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve
başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o
gayrimenkulün maliki veya ortak malikleri tarafından, bu kanun
hükümlerine göre, bağımsız mülkiyet hakları kurulabilir.
Yapılmakta veya ileride yapılacak olan bir yapının,birinci
fıkrada yazılı nitelikteki bölümleri üzerinde, yapı
tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere,
arsa maliki veya arsanın ortak malikleri tarafından, bu kanun
hükümlerine göre irtifak hakları kurulabilir.
II - Tarifler:
Madde 2 - Bu kanuna göre :
a) Kat mülkiyetine konu olan gayrimenkulün bütününe (Anagayrimenkul);yalnız
esas yapı kısmına (Anayapı) anagayrimenkulün ayrı ayrı ve başlı
başına kullanılmaya elverişli olup, bu kanun hükümlerine göre
bağımsız mülkiyete konu olan bölümlerine (Bağımsız bölüm); bir
bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o bölüme tahsis
edilmiş olan yerlere (Eklenti); bağımsız bölümler üzerinde
kurulan mülkiyet hakkına (Kat mülkiyeti) ve bu hakka sahip
olanlara (Kat maliki);
b) Anagayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalıp, korunma ve
ortaklaşa kullanma veya faydalanmaya yarıyan yerlerine (Ortak
yerler); kat maliklerinin ortak malik sıfatiyle paydaşı
bulundukları bu yerler üzerindeki faydalanma haklarına (Kullanma
hakkı);
c) (Değişik: 13/4/1983 - 2814/1 md.) Bir arsa üzerinde ileride
kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak veya yapılmakta olan
bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için o arsanın
maliki veya ortak malikleri tarafından bu Kanun hükümlerine göre
kurulan irtifak hakkına (kat irtifakı); bu hakka sahip olanlara
da (kat irtifak sahibi);
KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3)
d) Arsanın, bu kanunda yazılı esasa göre bağımsız bölümlere
tahsis edilen ortak mülkiyet paylarına (Arsa payı);
e) Kat mülkiyetinin veya irtifakının kurulmasına ait resmi
senede (Sözleşme); denir.
III - Kat mülkiyetinin ve kat irtifakının niteliği:
Madde 3 - Kat mülkiyeti, arsa payı ve anagayrimenkuldeki ortak
yerlerle bağlantılı özel bir mülkiyettir.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/2 md.) Kat mülkiyeti, bu mülkiyete
konu olan anayapının bağımsız bölümlerinden her birine kat
irtifakının kurulduğu tarihteki, doğrudan doğruya kat
mülkiyetine geçilme halinde ise, bu tarihteki değeri ile oranlı
olarak tahsis edilen arsa payının ortak mülkiyet esaslarına
göre açıkça gösterilmesi suretiyle kurulur. Arsa paylarının
bağımsız bölümlerin değerleri ile oranlı olarak tahsis
edilmediği hallerde, her kat maliki veya kat irtifakı sahibi,
arsa paylarının yeniden düzenlenmesi için mahkemeye
başvurabilir. Bağımsız bölümlerden her birine bu fıkra uyarınca
tahsis edilen arsa payı, o bölümlerin değerinde sonradan meydana
gelen çoğalma veya azalma sebebiyle değiştirilemez. 44 üncü
madde hükmü saklıdır.
Kat irtifakı arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olup, yapı
tamamlandıktan sonra arsanın malikinin veya kat irtifakına sahip
ortak maliklerin veya bunlardan birinin tapu idaresine yapacağı
yazılı bir istem üzerine, bu kanunda gösterilen şartlar
uyarınca, kat mülkiyetine çevrilir.
IV - Ortak yerler:
Madde 4 - Ortak yerlerin konusu sözleşme ile belirtilebilir.
Aşağıda yazılı yerler ve şeyler bu kanun gereğince her halde
ortak yer sayılır.
a) Temeller ve ana duvarlar, bağımsız bölümleri ayıran ortak
duvarlar, tavan ve tabanlar, avlular, genel giriş
kapıları,antreler, merdivenler, asansörler, sahanlıklar,
koridorlar ve buralardaki genel tuvalet ve lavabolar, kapıcı
daire veya odaları, genel çamaşırlık ve çamaşır kurutma yerleri,
genel kömürlük ve ortak garajlar, elektrik, su ve havagazı
saatlerinin korunmasına mahsus olup ba-
ğımsız bölum dışında bulunan yuvalar ve kapalı kısımlar,
kalorifer daireleri,kuyu ve sarnıçlar, yapının genel su
depoları, sığınaklar,
b) Her kat malikinin kendi bölümü dışındaki kanalizasyon
tesisleri ve çöp kanalları ile kalorifer, su,havagazı ve
elektrik tesisleri, telefon, radyo ve televizyon için ortak
şebeke ve antenler sıcak ve soğuk hava tesisleri,
c) Çatılar, bacalar, genel dam terasları, yağmur olukları,
yangın emniyet merdivenleri.
Yukarıda sayılanların dışında kalıp da, yine ortaklaşa kullanma,
korunma veya,faydalanma için zaruri olan diğer yerler ve şeyler
de (Ortak yer) konusuna girer.
B) Bağlantılar :
I - Bağımsız bölümlerle arsa payı arasındaki bağlantı:
Madde 5 - Kat mülkiyetinin başkasına devri veya miras yoliyle
geçmesi halinde, ona bağlı arsa payı da birlikte geçer; arsa
payı,kat mülkiyetinden veya kat irtifakından ayrı olarak
devredilemiyeceği gibi, miras yoliyle de geçmez ve başka bir
hakla kayıtlanamaz.
Anagayrımenkulde, kat mülkiyetine bağlanmamış veya lehine kat
irtifakı kurulmamış arsa payı bırakılamaz.
Kat mülkiyetini kayıtlayan haklar, kendiliğinden arsa payını da
kayıtlar.
Kat irtifakına konu olan arsa üzerinde bu hakla bağdaşması
mümkün olmıyan irtifaklar kurulamaz.
Anagayrimenkulde kat mülkiyetinin kurulmasından önce o
gayrimenkulün kütükteki sayfasına tescil veya şerhedilmiş olan
haklar kat mülkiyetini de, kaide olarak arsa payı oranında,
kendiliğinden kayıtlar.
II- Bağımsız bölümlerle eklentiler ve ortak yerler arasındaki
bağlantı:
Madde 6 - Bir bağımsız bölümün dışında olup, doğrudan doğruya o
bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, su deposu, garaj, elektrik,
havagazı veya su saati yuvaları, tuvalet gibi eklentiler,ait
olduğu bağımsız bölümün bütünleyici parçası sayılır ve o bölümün
maliki, eklentilerin de tek başına maliki olur.
Eklentiler kat mülkiyeti kütüğünün (Beyanlar) hanesine
kaydedilir ve bunlardan anayapının oturduğu zeminin dışında
kalanlar kadastro planında veya tapu haritasında ayrıca
gösterilir.
Bağımsız bölüm üzerinde kat mülkiyetiyle ve diğer kat
maliklerinin haklariyle bağdaşması mümkün olmıyan irtifaklar
kurulamaz.
Bağımsız bölümlerin başkasına devri, kayıtlanması veya
kiralanması halinde, eklentiler ve ortak yerler de kendiliğinden
devredilmiş,kayıtlanmış vaya kiralanmış olur.
C) Ortaklığın (Şüyuun) giderilmesi ve öncelikle satınalma (Şüf'a)
hakkı:
I - Ortaklığın giderilmesi:
Madde 7 - Kat mülkiyetine veya kat irtifakına tabi olan
gayrimenkulde ortaklığın giderilmesi istenemez.
Bağımsız bölümler, bağımsız bir gayrimenkul gibi dava ve takip
konusu olabilir bunlarda ortaklığın giderilmesi istenebilir.
II- Önceiikle satınalma hakkı:
Madde 8 - (Değişik birinci fıkra:13/4/1983 - 2814/3 md.) Kat
mülkiyeti kurulmuş bir gayrimenkulün bağımsız bölümlerinden
birinin veya, kat irtifakı bağlanmış arsa payının satılması
halinde diğer kat maliklerinin veya irtifak hakkı sahiplerinin
öncelikle satın alma hakkı yoktur.
Bir bağımsız bölümün paydaşlarından birinin kendi payını
başkasına satması halinde öteki paydaşlar, öncelikle satınalma
hakkını kullanabilirler.
Sözleşmede bu maddenin aksine hüküm konulabilir.
D) Genel hükümlerin uygulanma alanı:
Madde 9 - Kat mülkiyetine veya kat irtifakına ait kütük kaydında
veya kat malikleri arasındaki sözleşmede veya yönetim planında
veya bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, kat mülkiyetinden
doğan anlasmazlıklar,Medeni Kanun ve ilgili diğer kanunlar
hükümlerine göre karara bağlanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kat Mülkiyetinin ve Kat İrtifakının Kurulması
A) Genel kural:
Madde 10 - Kat mülkiyeti ve kat irtifakı resmi senetle ve tapu
siciline tescil ile doğar.
Anagayrimenkulün tümünün mülkiyeti (Kat mülkiyeti) ne
çevrilmeden o gayrimenkulün yalnız bir veya birkaç bölümü
üzerinde kat mülkiyeti kurulamaz.
Kat mülkiyeti kurulurken aynı katta birbirine bitişik bulunan
birden fazla bölüm, kat mülkiyeti kütuğüne tek bağımsız bölüm
olarak tescil edilebilir.
Kat mülkiyetinin tescili, tapu memurunca düzenlenen resmi senet
uyarınca veya aşağıdaki fıkraya göre verilen bir mahkeme hükmü
ile yapılır.
Kat mülkiyetine konu olmaya elverişli bir gayrimenkul üzerindeki
ortaklığın giderilmesi davalarında, mirasçılardan veya ortak
maliklerden biri, paylaşmanın,kat mülkiyeti kurulması ve
bağımsız bölümlerin tahsisi suretiyle yapılmasını isterse,
hakim, o gayrimenkulün mülkiyetinin, 12 nci maddede yazılı
belgelere dayanılarak kat mülkiyetine çevrilmesine ve paylar
denkleştirilmek suretiyle
bağımsız bölümlerin ortaklara ayrı ayrı tahsisine karar
verebilir.
B) Kat mülkiyeti kütüğü:
Madde 11 - Kat mülkiyeti, Tapu Sicili Tüzüğüne göre tutulacak
(Kat mülkiyeti kütüğü) ne tescil olunur, bu kanunda aksine hüküm
olmadıkça, tescille ilgili genel hükümler, kat mülkiyeti
kütüğüne yapılacak tescillerde de uygulanır.
Kat irtifaklarının tescili kat mülkiyeti kütüğüne yapılmayıp, bu
kanunda yazılı ilgili hükümler gözetilmek şartiyle, irtifak
haklarının tesciline ait genel hükümlere göre yapılır.
Henüz kadastrosu yapılmamış olan yerlerde kat mülkiyeti, Tapu
Sicili Tüzüğündeki formüle göre, ayrıca tutulacak (Kat mülkiyeti
zabıt defteri) ne tescil olunur.
C) Kat mülkiyetinin kurulması:
I - İstem ve belgeler:
Madde 12 - (Değişik: 13/4/1983 - 2814/4 md.)
Kat mülkiyetinin kurulması için, anagayrimenkulün kat
mülkiyetine çevrilmesi hususunda o gayrimenkulün maliki veya
bütün paydaşları tarafından imzalanan bir dilekçenin tapu
idaresine verilmesi veya istemde bulunulması lazımdır. Bu
dilekçede veya istem üzerine tapu idaresince düzenlenecek
tutanakta, anagayrimenkulün kat mülkiyetine konu olacak bağımsız
bölümlerinin ayrı ayrı değerlerinin ve bu bölümlere değerleri
ile oranlı olarak tahsisi istenen arsa paylarının gös-
terilmesi şarttır.
Dilekçeye veya istem tutanağına, kanunlara göre temliki
tasarruflar için verilmesi gerekenlerden başka, aşağıda yazılı
belgeler de eklenir.
a) Anagayrimenkulün (yapı veya yapıların) dış cepheler ve iç
taksimatı bağımsız bölüm, eklenti ve ortak yerlerinin ölçüleri
açıkça gösterilmek suretiyle bir mimar veya mühendis tarafından
yapılan ve anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları
tarafından imzalanan ve içinde gösterilenlerin doğruluğu
belediyece tasdik olunan proje ve birden çok yapılarda
yerleşimlerini gösteren vaziyet
planı ile belediyece verilen yapı kullanma belgesi;
b) Anagayrimenkulün (yapı veya yapıların) ön ve arka cephelerini
ve mümkünse yarı cephelerini gösteren, en az 13x18 büyüklüğünde
ve doğruluğu belediyece tasdikli bir fotoğraf;
c) Her bağımsız bölümün arsa payını, kat, daire, iş bürosu gibi
nevini ve bunların birden başlayıp sıra ile giden numarasını,
varsa eklentisini gösteren ve anagayrimenkulün maliki veya bütün
paydaşları tarafından imzalanmış noterden tasdikli liste;
d) Bağımsız bölümlerin kullanılış tarzına, birden çok yapının
varlığı halinde bu yapıların özelliğine göre 28 inci maddedeki
esaslar çerçevesinde hazırlanmış, kat mülkiyetini kuran malik
veya malikler tarafından imzalanmış bir yönetim planı.
II - Sözleşme ve tescil:
Madde 13 - (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 - 2814/5 md.) Tapu
memuru kendisine verilen belgelerin tamam ve usulüne uygun ve
dilekçeyi verenlerin veya istemde bulunanların yetkili
olduklarına kanaat getirdikten sonra, kat mülkiyeti veya kat
irtifakı kurulmasına dair resmi sözleşmeyi düzenler. Bu sözleşme
aynı zamanda tescil istemi sayılır.
Sözleşme düzenlenince, anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu tapu
kütüğü sayfasındaki (Mülkiyet) hanesine (Bu gayrimenkulün
mülkiyeti kat mülkiyetine çevrilmiştir) ibaresi yazılarak sayfa
kapatılır ve kat mülkiyetine konu olan her bağımsız bölüm, kat
mülkiyeti kütüğünün ayrı bir sayfasına o bölüme bağlı arsa payı
ve anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütükteki pafta,
ada, parsel, defter ve sayfa numaraları gösterilmek suretiyle
tescil edilir; anagayrimenkulün kayıtlı bulunduğu genel kütük
sayfasına da, bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki
defter ve sayfa numaraları işlenmek suretiyle, kütükler arasında
bağlantı sağlanır.
Anagayrimenkulün kapatılan sayfasında evvelce mevcut olan
haklara ait sicil kaydı, Tapu Sicili Tüzüğünün (Taksim halinde
kayıtların nakli) ne dair hükümlerine göre, bağımsız bölümlerin
kat mülkiyeti kütüğündeki sayfasına geçirilir.
Kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilen her bağımsız bölüm ayrı bir
gayrimenkul niteliğini kazanır ve kütükte o bölümün tasdikli
planındaki numarayı alır.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/5 md.) Kat malikine, anagayrimenkulun
çaplı tasarruf belgesinden başka, istem halinde, 12 nci maddenin
(a) bendinde belirtilen projeden kendi bağımsız bölümüne ait
olan kısmının tasdikli bir örneği de verilir.
D) Kat irtifakının kurulması:
Madde 14 - (Değişik birinci fıkra:13/4/1983 - 2814/6 md.) Henüz
yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat
irtifakının kurulması ve tapu siciline tescil edilmesi için o
arsanın malikinin veya bütün paydaşlarının buna ait bir dilekçe
veya istem ile birlikte 12 nci maddenin (a) ve (c) bentlerine
uygun olarak düzenlenen proje, plan, liste ve (d) bendindeki
yönetim planı ile diğer belgeleri tapu idaresine vermeleri
lazımdır. Kat mülkiyetine geçişte ayrıca yönetim planı istenmez.
Bir arsa üzerinde kat irtifakları ancak sözleşmede veya
dilekçede her kat irtifakının ilgili bulunduğu bağımsız bölüme
tahsisi istenen arsa payı, arsanın kayıtlı olduğu kütüğün
(Beyanlar) hanesinde belirtilmek suretiyle kurulur ve yapının,
verilen projeye göre tamamlanmasından sonra kat mülkiyetine konu
olacak bağımsız bölümlerinin numarası ve bu bölümlere bağlı
eklentiler kütüğün beyanlar hanesinde belirtilir.
Yapının tamamlanmasından sonra kat irtifaklarının kat
mülkiyetine çevrilmesi, irtifak sahiplerinden biri tarafından
istenince, tescil, kat irtifakının tesciline ait resmi senete ve
12 nci maddede yazılı belgelere ve anagayrimenkulün bağımsız
bölümlerinin, evvelce verilmiş olan plana uygunluğunun
belediyece tasdikına dayanılarak yapılır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Hakları
A) Kat maliklerinin hakları:
I - Bağımsız bölüm üzerinde:
Madde 15 - Kat malikleri kendilerine ait bağımsız bölümler
üzerinde, bu kanunun ilgili hükümleri saklı kalmak şartiyle,Medeni
Kanunun maliklere tanıdığı bütün hak ve yetkilere sahiptirler.
II - Ortak yerler üzerinde :
Madde 16 - Kat malikleri anagayrimenkulün bütün ortak yerlerine,
arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik
olurlar.
Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu
hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır
kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme
olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.
B) Kat irtifakı sahibinin hakları:
Madde 17 - Kat irtifakı sahipleri, ortak arsa üzerinde yapılacak
yapının, sözleşmede yazılı süre içinde başlaması ve tamamlanması
için kendilerine düşen borçların yerine getirilmesini,
karşılıklı olarak isteme ve dava etme hakkına sahiptirler.
(Değişik: 13/4/1983 -2814/7 md.) Kat irtifakı sahipleri yapının
tamamlanması için kendi aralarından veya dışarıdan bir veya
birkaç kişiyi yönetici olarak tayin edebilirler. Kat mülkiyeti
yöneticisinin görev, yetki ve sorumluluklarına dair hükümler, bu
yönetici hakkında da uygulanır.
(Ek: 13/4/1983 - 2814/7 md.) Kat irtifakı kurulmuş
gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin
üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine
geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti
hükümleri uygulanır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kat Maliklerinin ve Kat İrtifakı Sahiplerinin Borçları
A) Kat Maliklerinin borçları:
I - Genel kural:
Madde 18 - Kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini, gerek
eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kaidelerine
uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin
haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla,
karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler,
bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna,) hakkı
sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı
olarak faydalananlara da uygulanır;bu borçları yerine
getirmiyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak
sorumlu olur.
Giderlere ve sigorta, primlerine ait 20 nci madde hükmü
saklıdır.
II - Anayrimenkulün bakımı, korunması ve zarardan sorumluluk:
Madde 19 - Kat malikleri, anagayrimenkulün bakımına ve mimarı
durumu ile güzelliğini ve sağlamlığını titizlikle korumaya
mecburdurlar.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/8 md.) Kat maliklerinden biri, bütün
kat maliklerinin rızası olmadıkça,anagayrimenkulün ortak
yerlerinde inşaat, onarım ve tesisler, değişik renkte dış badana
veya boya yaptıramaz. Kendi bağımsız bölümünde ise ana yapıya
zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz.
Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan
bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin
ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve
değişiklik yapılabilir.
Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere,
kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı
sorumludur.
III- Anagayrimenkulün genel giderlerine katılma :
Madde 20 - (Değişik birinci fıkra:13/4/1983 - 2814/9 md.) Kat
maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci,bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar
için toplanacak avansa eşit olarak;
b) Anagayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin
bakım,koruma ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer
giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler
için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında;
Katılmakla yükümlüdür.
c) Kat malikleri ortak yer veya tesisler üzerindeki kullanma
hakkından vazgeçmek veya kendi bağımsız bölümünün durumu
dolayısıyla bunlardan faydalanmaya lüzum ve ihtiyaç
bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını
ödemekten kaçınamaz.
(Değişik: 13/4/1983 - 2814/9 md.) Gider veya avans payını
ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri
veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel
hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider
ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği
günler için aylık yüzde on hesabıyla gecikme tazminatı ödemekle
yükümlüdür.
Birinci fıkradaki giderlere, kat maliklerinden birinin veya onun
bağımsız bölümünden herhangi bir suretle faydalanan, kişinin,
kusurlu bir hareketi sebep olmuşsa, gidere katılanların
yaptıkları ödemeler için o kat malikine veya gidere sebep
olanlara rücu hakları vardır.
IV - Sigorta anlaşması:
Madde 21 - Anagayrimenkulün, kat malikleri kurulunca tayin
edilecek değer üzerinden sigorta edilmesi kat malikleri
kurulunca kararlaştırılabilir.
Sigorta yapılması halinde kat malikleri, sigorta giderlerine,
arsa payları oranında, katılmakla yükümlüdürler.
Anagayrimenkulün tümünün harap olması halinde alınacak sigorta
bedeli, aksine sözleşme olmadıkça, kat maliklerine, arsa payları
oranında, paylaştırılır.
Yalnız bir veya bir kaç bağımsız bölüm veya eklentisi veya ortak
yerlerden bir kısmı hasara uğramışsa,alınacak sigorta bedeli
hasara uğrayan yerlerin onarımına arsa payları oranında
harcanır,
Kat malikleri anagayrimenkulün sigortasıyla giderilemeyecek olan
zararlarını karşılamak üzere, kendi bağımsız bölümlerini ayrıca
kendi ad ve hesaplarına sigorta ettirebilirler; bu halde
alınacak sigorta bedeli, anagayrimenkulün sigorta bedelindeki
payları da ayrıca saklı kalmak üzere, yalnız kendilerine ait
olur.
Sigorta hakkındaki emredici hükümler saklıdır.
V - Ortak giderlerin teminatı:
Madde 22 - (Değişik birinci fıkra: 13/4/1983 -2814/10 md.) Kat
malikinin, 20 nci madde uyarınca payına düşecek gider ve avans
borcundan ve gecikme tazminatından, bağımsız bölümlerin birinde
kira akdine, oturma (sükna) hakkına veya başka bir sebebe
dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve
müteselsilen sorumludur. Ancak, kiracının sorumluluğu ödemekle
yükümlü olduğu
kira, miktarı ile sınırlı olup, yaptığı ödeme kira borcundan
düşülür.
Kat malikinin borcu bu yolla da alınamazsa, mahkemece tesbit
edilen borcunu ödemiyen kat malikinin bağımsız bölümü üzerine,
varsa yöneticinin yoksa kat maliklerinden birinin yazılı
istemiyle bu borç tutarı için, diğer kat malikleri lehine kanuni
ipotek hakkı tescil edilir. Medeni Kanunun 807 nci maddesinin
son fıkrası hükmü burada da uygulanır.
(Değişik: 13/4/1983-2814/10 md.) Kat maliklerinin, gider borcunu
ödemeyen kat maliki veya diğer sorumlulardan olan alacakları
önceliklidir.
VI - Müsaade mecburiyeti:
Madde 23 - Kat maliklerinden birinin bağımsız bölümünde veya bu
bölümdeki tesislerde meydana gelen bir hasar veya bozukluğun
onarımı veya giderilmesi veya tesislerin yeniden yapılması için
diğer bir bağımsız bölüme girmek gerekiyorsa, o bölümün maliki
veya o bölümde başka sıfatla oturanlar, giriş müsaadesi vermeye
ve bölümde gerekli işlerin yapılmasına katlanmaya mecburdurlar.
Anagayrimenkulün bir kısmının harap olması halinde, harap olan
bağımsız bö-
lüm ve eklentilerinin veya ortak yerlerin veya bağımsız
bölümdeki tesislerin ye-
niden yapılması için, sağlam kalan bağımsız bölümlerin içinden
veya dışından
faydalanılması gerekiyorsa, o bölümlerin malikleri veya orada
başka sıfatla otu-
ranlar buna müsaade etmeye mecburdurlar.
Yukarıdaki fıkralarda yazılı müsaade yüzünden, kat maliklerinin
veya orada
başka sıfatla oturanların uğrayacakları zararı, lehine müsaade
verilen bağımsız
bölüm malikleri derhal ödemekle yükümlüdürler.
VII - Yasak işler:
Madde 24 - Anagayrimenkulün, kütükte mesken, iş veya ticaret
yeri olarak
gösterilen bağımsız bir bölümünde hastane, dispanser, klinik,
poliklinik, ecza
laboratuvarı gibi müesseseler kurulamaz; kat maliklerinin buna
aykırı sözleşme-
leri hükümsüzdür; dispanser, klinik, poliklinik niteliğinde
olmıyan muayenehane-
ler bu hükmün dışındadır.
Anagayrimenkulün, kütükte mesken olarak gösterilen bağımsız bir
bölümünde
sinema, tiyatro, kahvehane, gazino, pavyon, bar, kulüp, dans
salonu ve emsali
gibi eğlence ve toplantı yerleri ve fırın, lokanta, pastahane,
süthane gibi gıda
ve beslenme yerleri ve imalathane, boyahane, basımevi, dükkan,
galeri ve çarşı
gibi yerler, ancak kat malikleri kurulunun oybirliği ile
vereceği kararla açılabilir.
Bu karar yöneticinin veya kat maliklerinden birinin istemi
üzerine bütün bağımsız bölümlerin kat mülkiyeti kütüğündeki
sahifelerine şerh verilir.
VIII - Kat mülkiyetinin devri mecburiyeti:
Madde 25 - Kat maliklerinden biri bu kanuna göre kendisine düşen
borçları ve yükümleri yerine getirmemek suretiyle diğer kat
maliklerinin haklarını, onlar için çekilmez hale gelecek
derecede ihlal ederse, onlar, o kat malikinin müsta-
kil bölümü üzerindeki mülkiyet hakkının kendilerine
devredilmesini hakimden istiyebilirler.
Bu gibi bir kat maliki hakkında, bağımsız bölümün mülkiyetinin
dava tarihindeki değeri o kat malikine ödenerek bu mülkiyetin
diğer kat maliklerine, arsa payları oranında devredilmesi için
dava açılmasına kat malikleri kurulunca karar
verilir; bu kararı almak için çoğunluk sağlanamazsa veya kat
maliklerinden bir kısmı bu davayı açmak istemezse, davayı öteki
kat malikleri açar ve davalının bağımsız bölümünün mülkiyeti,
davayı açmış olan kat maliklerine, arsa payları
oranında, devrolunur.Aşağıdaki durumlarda, birinci fıkrada
yazılı çekilmezlik, her halde mevcut
farz edilir
a) Ortak giderlerden ve avanstan kendine düşen borçları
ödemediği için hak-
kında iki takvim yılı içinde üç defa icra veya dava takibi
yapılmasına sebep olunması;
b) Anagayrimenkulün bulunduğu yerin sulh hakimi tarafından 33
üncü madde gereğince verilen emre rağmen, bu kanunda yazılı borç
ve yükümleri yerine
getirmemek suretiyle öteki kat maliklerinin haklarını ihlal
etmekte devamlı olarak bir yıl ısrar edilmesi;
c) Kendi bağımsız bölümünü randevu evi veya kumarhane veya
benzeri yer olarak kullanmak suretiyle ahlak ve adaba aykırı
harekette bulunması.
Bu maddedeki dava hakkı, sebebinin öğrenilmesi tarihinden
başlıyarak altı ay ve her halde dava hakkının doğumundan
başlıyarak beş yıl içinde kullanılmazsa ve dava sebebi de
ortadan kalkmışsa düşer.
| | |